• 18 Ekim 2017, Çarşamba 15:01
ReyhanElbirliler

Reyhan Elbirliler

Can olmak

“Bugünden itibaren her  hafta bu köşeden ,dünyamızı paylaştığımız öteki CANLARIN  DOSTLARI olarak   onların seslerini  duyuracağız “ ilk cümlesiyle 26.07.2005 tarihinden itibaren 12 yıl buradan sesleri olmuşuz. Bu fırsatı verenlere teşekkür ediyoruz.
Cümlenin devamı yazıyı  okuduğumda 12 yıldır bir değişiklik olmadığını gördüm.
devamı şöyle . Sizce değişiklik var mı ?

“Bazen kendi anlattıklarımızı bazen onların anlattıklarını yazıya dökeceğiz, sizlerle paylaşacağız.

Hayvan konuşur mu? demeyin. Konuşur.....hatta güler, kahkaha bile atar. Gözyaşlarıyla  sessiz sesiz ağlar da... Dostunu kurtarmak için ölümü göze alacak kadar vefakar, terkedildiklerinde  intiharı seçecek kadar  yüreklidirler.

Aramızda bariz farklar olsa da  acı çekme yetisi açısından aramızda hiç bir  FARK YOKTUR.Filozof  Bentham'ın dediği gibi hayvanlar hakkında sorulması gereken soru

"Düşünebiliyorlar mı ?" değil " ACI ÇEKEBİLİYORLAR MI? " olmalıdır.

Evet acı çekiyorlar. Milyarlarca hayvan çıkarlarımız uğruna  işkence görüyor,hapis tutuluyor ya da öldürülüyor.

Ülkemizin de imzasının  bulunduğu  Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi ;

"Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler.Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömürmez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme ,bakılma ve korunma hakları vardır. " der

Ne var ki  bugün,

Her yıl milyonlarca hayvan  deneylerde kullanılıyor.Zehirleniyor,haşlanıyor,hastalıklarla enfekte ediliyor,sakatlanıyor,kör ediliyor,beyinleri sakatlanıyor ve bilim adına aç bırakılıyorlar.Boya sökücülerden, fırın temizliyecilere kadar toksik kimyasallarla test ediliyorlar.

Her yıl 50 milyar  hayvan eti için öldürülüyor.Bunların büyük bir kısmı sınai hayvancılık teknikleriyle yetiştiriliyor.Hayatlarının her saniyesinde hiç güneş ışığı görmeden,ayakları toprağa basmadan öldürülüyorlar  .(İnsan nüfusunun üç katı hayvan yetiştirildiği halde yine  de yoksulluk var)

Dövüştürülüyorlar,Dövüşçü olmaları için akıl almaz işkencelerden geçiyorlar,

Yarıştırılıyorlar, güçten düşenler,yaşlananlar ölüme terkediliyor,

İnsan  hayatındaki değişiklikten  ilk önce onlar etkileniyor. Yıllarca  yaşadığı evinden

yaşlı,hasta olmasına bakılmaksızın sokaklara  terkediliyorlar

Sahipsiz,  sokaklarda olanlar zehirleniyor,çeşitli yollarla öldürülüyorlar,

Tecavüz ediliyorlar,

Barınaklara kapatılıp pislik ve açlık içinde ölüme terkediliyorlar

Türler yaratılıp, yavrularını  satmak üzere üretiyorlar.Pet shoplar hayvan köle pazarı gibi çalışıyor.

Bir dosya kağıdının yarısı kadar bir alanda  tavuklar kısa sürede yetiştiriliyor.Birbirlerini yaralamasınlar diye +800 derecede ısıtılmış    bıçakla civcivlerin  gagaları kesiliyor.Gaga kesimi sırasında dili yaralanan tavuk açlıktan ölüyor.

Daracık alanlara hapsedildikleri için sığırların  boynuzları kesiliyor..

Yanlarına bile dönemeyecekleri dar bölmelere kapatılan buzağılar kasten            

anemik yapıları bozularak etinin lezzeti  değiştiriliyor.

Diğer bir canlıya, spor yapma adına, bile bile acı çektiren tek canlı  insan olup  Spor adı altında avcılıkta  sayısız hayvan öldürülüyor, sakat bırakılıyor.

Hayatları boyunca 70 x 35 cm alandaki kafeslerde yaşayan, burada  çiftleştirilen burada yavrularını doğuran,  yavrular 7 aylık olduğunda para eden kürke sahip olduğu için kafaları yere vurularak ya da sopayla felç edilip ,ya da sersemlettirilip kürk ticareti için  canlı canlı hayvanlar yüzülüyorlar.

Akıl almaz boyutta üretiyor,akıl almaz şekillerde yok ediyoruz. Bizler diğer canlıları sömürerek onlara acı çektiriyoruz. Çünkü onlardan güçlüyüz.  Bu hakkı nereden alıyoruz ?

Hep şunu düşünmüşümdür.  başka dünyalardan  canlılar dünyaya  inseler , bizleri kafeslere kapatsalar, zorla  besleyip (Çin Halk Cumhuriyeti'n de kazlara yapıldığı gibi)  semirtip,  yemeklerinde kullansalar, bebekleri,çocukları  kendi çocuklarına oyuncak olarak  verseler  karşı çıkmaz mıydık ? Acı çekmez miydik ? Farklı türden olup bizden güçlü olmaları  onlara bunları yapma hakkını mı verirdi ?

Güçlü olmak;  güçsüze  acı verme , yaşamını keyfimize göre kullanma hakkını  bize vermez.Eğer insanların acısını önemseyeceksek   diğer canların da acısını önemsemeliyiz.

Onların da CAN olduğunu  bilmek,farkettirmek,  yaşamı daha eşit paylaşmak, en temel hak YAŞAM hakkına saygıyı, şefkati  göstermek, duyarlılığı geliştirmek için çabalıyoruz, çabalayacağız.

Yıllar öncesi kesip sakladığım bir karikatürde ki sorunun  yanıtını  veremedim. Siz ne dersiniz ?

Sevgi ve saygılarımızla, 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık