Karadenizli Temel'in Bıyığı ile Tellak Nasuh'un...
Kadir Keskin

Kadir Keskin

Yılların Gözüyle

Karadenizli Temel'in Bıyığı ile Tellak Nasuh'un "Nasuh Tövbesi"

08 Haziran 2017 - 09:18

İçinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayının ruhaniyetine motive olmuş bulunmaktayız. Bu ayın kıymetini idrak edenler; namazlarıyla, oruçlarıyla, iftar ve sahurda yaptıkları dua ve tövbelerle gereği gibi değerlendirmektedirler. Ramazan ayı, Allah’ın rahmet kapılarının açıldığı bir aydır. Üstelik bu ayda Kadir gecesi gibi mübarek bir gecenin bulunması da müminler için bir ayrıcalıktır.   

Nasıl çekilen mailler, mesajlar bir anda dünyanın öbür tarafına ulaşıyorsa yapılan dua ve tövbeler de anında yüce Mevla’ya ulaşmaktadır. Cenab-ı Hak, hulusi kalple yapılan duaları ve tövbeleri kabul edeceğini Kur’an- Kerim’ de açıkça beyan etmektedir. Ancak burada çok dikkat etmemiz gereken bir husus var. Tövbe, aynı günahtan bir daha tekrar etmemek için yapılır. Tövbe kapısını aşındırmamak gerekir.

 Malum çok güzel bir bıyığı olan bir Karadenizli, berberin önüne oturmuş: “ Berber bıyıklarımı kes” demiş. Berber :“ Çok güzel bıyıkların var, üstelik de sana çok güzel yakışıyor. Niye kestiriyorsunuz?” dediğinde, Karadenizli: “ Fare geçti.” der. Berber: “ Öyleyse yıka, niye kestiriyorsun?” diye cevapladığında, Karadenizli “ Yol olur.” demiş.  İslam’da tövbe, Hıristiyanların Noel’de yaptıkları günah çıkarma gibi değildir. Tövbe, aynı günahtan bir daha tekrar yapmamak için tövbe edilir.  Mevlânâ. bunu Nasuh tövbesiyle hikâye etmiştir.  Şyleki;

Nasuh, diye bir adam varmış. Kadınların mahrem yerlerine bakmak hoşuna gidermiş. Günümüzün deyimiyle  …ciymiş. Bir gün düşünmüş, taşınmış demiş ki en iyisi ben; onun, bunun camını gözetlemektense kadınlar hamamına tellak olarak gireyim, der. Tıraşını tam olarak yapmış, bedenindeki tüyleri yolmuş. Kadın kıyafetine girmiş, çarşafa bürünmüş, hamama gitmiş. Sesini de kadın sesi gibi incelterek hamamcıya: “ Fakirim, garibanım, kalacak yerim yok. Burada ben güzel tellaklık da yaparım.” diyerek hamamcıyı inandırmış. Hamamcı da bunu hamama tellak olarak almış.  Kadınlar hamamında göreve başlayan adam, amacına ulaşarak kadınları ovmaya, kirlerinden arındırmaya ve doyasıya da onları seyretmeye başlamış.

Derken bir gün saraydan çok hatırlı bir kadının, hamamda çok paha biçilemez yüzüğü kaybolur. Hamamda her taraf aranır, bulunamaz. Derler ki hamamdan kimse çıkmayacak. Çalışanlar ve patron dâhil herkes sıraya girecek, herkes yoklanacak. Peştamalların altına kadar bakılacak kadınlar tarafından.  Bu arada Nasuh da sıraya girmiş. Bütün kadınların her tarafı yoklanıyor.  Peştamalların altına da bakılıyor. Nasuh da 7. sırada. Birinci kadın yoklanmış, yok. İkinci kadın yoklanmış, yok. Nasuh korkuyor. Tabii ki erkek olduğu bilinirse başının vurulmasından korkuyor. Şimdi Nasuh’un hâlet-i ruhiyesini düşünün. Nasuh, sırada ecel terleri döküyor: “ Ya Rab’bi, kadına mı, bir daha bakmam, tövbe!” diyormuş. Allah’tan 6. Kadında yüzük bulunmuş. Nasuh aranmamış. Nasuh o gün oradan çıkmış,  değil kadınların mahrem yerine bakmayı, yüzlerine bile bakmaz olmuş.

İşte tövbe böyle olacak. Yani tövbe ederken Rab’bimizden başka bir şey düşünmeden tövbeye bütün vücudumuz katılabiliyorsa o tövbedir. Namazlarımızı kıldıktan sonra dua ediyoruz, günahlarımızın affını istiyoruz. Burada ağız, dil ayrı şeyler söylüyor, göz ayrı şey görüyor, kulak başka şeyler dinliyorsa  böyle tövbe  olmaz, diyor tarikat erbabı. Tövbeye, tırnağımızdan saçımıza kadar bütün hücrelerimiz katılmalıdır.

 “ Rabbinize istiğfar edin. Sonra ona tövbe edin. Şüphesiz benim Rab’bim çok merhametlidir, çok sevendir.” Burada Rabbimizin bize olan mesajı, geçmişte bilerek veya bilmeyerek yaptıklarımızdan dolayı Allah’tan af talebinde bulunacağız.  Ve yaptıklarımızdan şu anda vazgeçeceğiz, ileride bir daha o günahı yapmamaya karar vereceğiz “Nasuh” gibi .(Hud/90)

 “ Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül bunların hepsi ondan ( yaptığınızdan) sorumludur. (İsra /36)

Kulak, göz ve gönül insanın en değerli organlarıdırlar. Ana rahminden dünyaya geldiğinde bütün organlarımız, Hıristiyanlarda olduğu gibi günahkâr olarak değil, tertemiz olarak dünyaya gelir. Hıristiyanlarda, insanlığın atası cennete günah işleyip dünyaya indirildiği için insanlık da günahkâr babanın günahkâr çocuğu olarak dünyaya geldiklerinden her doğan çocuk, doğumunun 7. gününde vaftiz( Günah çıkartılır.) edilir.  İslam dininde ise her doğan çocuk, dünyaya tertemiz olarak gelir.  Sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet getirilerek ismi verilir.  Ancak ergenlik çağından sonra her duyuş, her bakış ve düşünüş bizden bir şeyler götürür veya getirir. Şair : “Gözümün baktığına/ Gönlümün aktığına/Kulağımın çaktığına / Estağfurullah tövbe” demiş. Can tende iken  tövbe etme imkanı varken  bu mübarek ayda  tövbemizi  Tellak Nasuh gibi   yapalım.  Tövbemizi  aynı günahtan dolayı  bir daha tövbe yapmamak üzere tövbe yapalım. Aksi   takdirde  tövbe  imkanımız elimizden alındıktan  sonra yapacağımız pişmanlık bir anlam ifade  etmeyecektir.

Kaf 16 ile 19 arası: “And olsun biz insanı yarattık. Nefsinin ona vereceği  vesveseyi  biz biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.  Sağında ve solunda  oturan iki alıcı ( melek) vardır. Söylediği her sözde muhakkak yanında hazır bir gözcü vardır.( Bir gün) ölüm sarhoşluğu gerçek olarak gelir. “ İşte senin kaçıp durduğun şey ( inkâr ettiğin) bu (denir).”

MEARIÇ  (11 1le 18)    ”Birbirlerine gösterilirler. Suçlu o günün azabından kurtulmak için kendi oğullarını vermek ister. Eşini ve kardeşini. Kendisini barındıran soyunu, sopunu Yer yüzündekilerin hepsini verse de  sonra kendisi kurtulsa. Hayır, o alevli bir ateştir. Deriyi kavurup döker. Yüz çevirip geri gideni çağırır. Toplayıp yığanı ( cimriyi çağırır). Gerçekten insan sabırsız yaratıldı. ŞER DOKUNDUĞUNDA ÇIĞIRTKAN OLUR. HAYIR, DOKUNDUĞUNDA PİNTİLEŞİR.”

Can tende iken gözümüz haramın peşine düşmesin. Kulağımız; yalana, gıybete, iftiraya iltifat etmesin, gönlümüz kayalar gibi katılaşmasın. Rab’bimiz rahmet ayında bizlere mağfiretiyle muamele etsin. Gönlümüz, batıl şeylere yaklaşarak küf tutmasın.  Başı rahmet, ortası mağfiret olan bu ayda yapacağımız tövbe  “Nasuh” tövbesi olsun.  Can tenden ayrıldıktan sonra hesap gününde tövbe imkânımız olmayacağını bilerek Kur’an ayı mübarek Ramazan ayını en iyi şekilde değerlendirmeyi Rabbim hepimize nasip etsin.

Bütün dostlarıma dualarının ve tövbelerinin makbul olacağı hayırlı ramazanlar temennisiyle.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar